12 Kasım 2012 Pazartesi

ATAR vol.1

Son günlerde yazmaz, yazamaz oldum...  Şu Taksimin kapatılması ile işten çıkışlarda evime gidebildiğim tek kestirme,  kısaltma yolumun da ortadan kalkması beni çıleden çıkaran en büyük etkenlerden biri. Normalde sıkışık olan trafik şimdi kilit durumda... Bu da beni farklı yollar denemeye sevk ediyor tabi ki... Her akşam farklı yollar arıyorum  ve her biri evime daha geç ulaşmama sebep oluyor... bozulan otobüsler, son anda altında kalmaktan kurtulduğum tranvaylar, tinerci dolu trenler vs. iş çıkışlarım çok maceralı olmaya başladı... Tabi saat 10 dan sonrada insanda hal kalmıyor hiç bir şey yapmaya...
   İş yerinde ise bir kaç haftadır hastalar çıldırmış durumda.O kadar yoğun ki saç baş yolduruyor... Gerçekten hasta olup gelen insanları anlıyorum da ota b.ka, sohpet etmeye bile dr.a gelenler, arayanlar beni çileden çıkarıyor. hele bir de iş yerlerinin yaptıkları özel sigortalarla havasını atanlar var ki... neyse sustum....
   Ayrıca geçenlerde bana telefonda küfreden Moldovyalı ablamız yazdım seni bi kenera haberin olsun pis taktım yani... Bir de "ben Türkçesini bilmiyorum Rusçasını söylüyorum size"diyen sevgili azeri abim vallahi bende de bazen kafa gidiyo, senin ki gibi güzel oluyo aynı şeyi içiyorsak demek ki...  
  Yani diyeceğim öyle yoğunuz ki su bile içemiyorum iş yerinde...sadece bugün 180 kişi ile telefonda konuştum beynim sulanmış, civatalarım gevşemiş durumda. Evet agresifim ... :)  Şuraya da gelip çemkirdim ya rahatladımmı hayır :) ben ancak işten atıldığım gün rahatliciim. tatlı dağatıcam hatta iş yerine :)

  Bu arada sevgili kocacığım umarım bu sene ki doğum günümde değişik bir plan vardır aklında  hani şekil olaraktan tarih diğerlerinden biraz farklı ya o açıdan şeettim. 12.12.12 her zaman denk gelmiyo :) öperim kuzum...

Hey gidi saçlarımın bir zamanlar kısa olduğu şu fotoğraf biraz eski ama şu anki ruh halimi anlatıyor.
 Delirenzi...

2005

6 Kasım 2012 Salı

Fotoğraf sehpası

   Eğer eviniz benim ki gibi küçük ise  ve fotoğraflarınızı koyabileceğiniz çok fazla bir alanınız yoksa benim ki gibi sehpayı bu iş için değerlendirebilirsiniz. İkea dan aldığımız sehpanın üstüne aynı boyutlarda cam kestirdik. Camın kenarlarını törpülettirdik ki oramızı buramızı kesmeyelim çünkü ben vahim derecede sakar bir insanım :) Sehpa daha önceden siyah beyaz fotoğraflarla kaplıydı, geçtiğimiz hafta sıkılıp renkli fotoğraflarla değiştirdim. Bir tek fotoğraf değil tabi ki isterseniz sevdiğiniz bir kumaş, gazete yazısı, tabi ki karikatür, bir romanın sayfaları vs. bir çok şey olabilir...



2 Kasım 2012 Cuma

migren stayla

Bir migrenzede olarak yıllardır bu meretle uğraşıyorum eskiden bir iki hap ile geçerken daha sonra babamın yaptığı iğneler etki etmeye başlamıştı. İstanbula gelince ise duruldu hiç ağrımaz oldu. Taa ki bu iş yerine girene kadar.  Şimdi her ay fiks bir defa acile yatıyorum  serumdan başkası kar etmez oldu. Hatta ben ve benim gibi bir kaç arkadaş yüzünden patronumuzun işe alacağı elemanlara ilk sorusu "migreniniz varmı?" oluyor :) adam bıktı bizim raporlardan :)  Eşim bile  o ay olmazsa 31. günü "bu ay acile yatmadın kutlayalım mı?" der oldu :)  
 Eylül ve Ekim ayını migrensiz geçirdiğimi tam kutlayacakken benimki dün dayanamadı tuttu yine tüm gün evde uyuyup akşamı da ilaçtan bulanmış kafayla dışarı attım kendimi...



Mudoya bir uğrayın derim; ben şu güzelliklere bayıldım. Gerçi fiyatlar biraz uçmuş durumda ama.... (Uçmuş?)...

karikatür manyağı olarak arkada ki paravan ve hemen önünde ki puflar ve diğerleri...
 Bu küçük dolaba hasta oldum...
CD çalar, radyo, hafiza kartı ve usp girişi özelliği bulunan  müzik kutusu...
 Ve bu plastik kutu...